Ana içeriğe atla

ay vil fak dı sistım vit may ovn tuulz

Zeka ve duruş onun özgürlük tanımı ve durmaksızın aşık olduğu. Karşı duruşlarını kıvrak ve umarsızca kimseye ihtiyaç duymadan yapanda daimi bulduğu.aşkı. Teslim olmayanda. Yersiz yere çırpınmayanda.

Hani isyanım vardı çocuksuluğu ve en derin öğretilerle beslenmiş vicdani yaşlılığı. Olgunlukmuş onun da adı. Zeki görünmeyi umursamayan deliliklerinin içinde bir saygı sebebiymiş hep duruşu. Sanki biraz da saygı duruşu.

Tarifsiz bir huşu. Çizer önce dünyayı siyah beyaz ve biraz da gri. tıpkı olduğu gibi. Sonra ekler renkleri. Gerçekte bulduğu gibi. Siz oturduğunuz yerden takdir edersiniz. Ya da yerersiniz. Ama nedense hiç, içine girmezsiniz.

Bizse besleriz o kuşu. Uçarız da, konarız da. Kafamıza göre. Düşeriz de, kalkarız da. yaşadıklarımızın içinde. yaparız hepsini korkmadan çünkü yollar bizimdir. Anadın mı

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim de bir planım var

“onun aradığı şey, benzersiz bir tecrübenin sonunda benzersiz bir varlık olmaktı.” Belli ki onu diğerleriyle aynı gruba düşürmeyen buydu. Hani düzen de güzel de, yetersiz. Bazıları doymayan bir merakla geliyor dünyaya. Çok mu zor? Güzel bi iş, güzel bi eş gibi toplumsal gereklilikleri yerine getirmek. Evet bazılarına zor. Yetinemeyenler. Maddede aramazlar ki onlar hiçbirşeyi. Anlarda ararlar. Anların peşine düşüp yarınları hep boşverirler. Yarını yarınlar düşünsüncülerden halliceler onlar. Baktılar olmuyor, baktılar beden eskiyor. Biz tutunamadık derler. Ödül mü var ki sonunda? Hayır. Kendimize yaptığımız yakıştırmalar bedava neyseki dünyada. Yoksa her “ben” ile başlayıp “-ımdır” ile biten cümleden para kesilseydi, iyi para birikirdi. Bize o parayı verseler, biz gezerdik. Dalgayla dumanla geçirilen bir ömrün anarşist yaratıcılığında, işte oralarda biryerlerde maddeyi de bulurduk, manayı da. O kadar da zor olmasa gerek. çok sevdiğim bu dünyanın bütün halkları; hadi birleşelim. Ve he...

Bu yazıda foklardan bahsediyorum

Batıda biyerlerde buldum ben kendimi. Güneyde ise muadilimi. Tam da aramadığımı fark ettiğim zamanda. Ve bütün o hırslardan uzakta. Sakin bir huzurla. O yüzden de düşündüm ben seni, gün dündü ve vakit geceydi. aylardan yağmur, mevsimlerden bulut, geçen yıllardan yalnızca biriydi. O kadar olmuş işte. Oralarda bir yerlerde kaybettin sen kendini. Mutsuzluğun bundandır. Dünyaya ve onun adaletsizliğine yüklenme boşuna. Tercihlerinin arifesinde bıraktın sen bir parçanı. Hiç bizaman eskisi gibi olamamacasına. Tıpkı herkes gibi ama biraz farklı da. Aynılaşma ve denge çabasıyla özünden uzaklaştıkça. Bütün onayları dünyaya bıraktıkça. Görünen hayatlar ise bildiğin safsata. Ama sen umudunu yine de kırma. gerçeklerin hep yanında. hergün baktığın aynada.