Ana içeriğe atla

ivme

Ezberleri bozarken seninle ben, içimdeki iyi hayvanı temize çektim. Güzel yazıyla başladım. Bu defa çirkinleştirmeden bitirdim. İnsan yanım sanırdım iyi olan. İnsanlık sanırdım hep doğruyu bulan. Yanılmışım. Yanılmaları sevdim seninle ben. ve gerçekleri. Senin masalsı gerçekliğini içime çektim. Biraz bencilce. Biraz hüzünlü. Ama gerçek. Senin yanında ben oldum sanki bir gerçek.

O da değil ama. Değiller döndürüyor benim dünyamı. Aramamayı öğrendiğim gün, bunu da öğrendim yanında hediye. Gün olur öyledir. Gece olur değildir. Hep olan şeylerse sadece filmlerdedir.

Rolsüz modelim ki ben. Hiçbiryere ait olmamaya geldim buraya. Kimseden rol çalmamaya. Olduğu gibi yaşamaya. Olduğu kadar. oldurabildiğimiz kadar. yalansız. uçmak gibi. aşk gibi. sevgilim.

Yorumlar

  1. "Sense hiç yorma kendini. Ben açıklarım ona. Bizim hep kaosla huzur arasında bir sınırda buluşacağımızı. Ona anlatırım bütün gördüklerimizi. Yaşarken onunla daha önce görmediklerimi. En işlenmemiş güzellikleri. Bazen kaybetsek de hep bulduğumuzu söylerim ona ben". kahraman sevgilim.

    YanıtlaSil
  2. kendimiz çalıp, kendimiz oynarız biz.
    ama en mutlusu yine biz oluruz
    denizin en mavi olduğu yerde
    buluşuruz lan biz
    sevgilim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şarkımın Sözleri

Yükselsek keşke, yerden bir santim yükselsek yeter. Eksildik. Uzansak şöyle, hiçbir şey de sırtlanmamıştık oysa. Yorulduk.   Bazen uçmak iyidir. Hafifletir. Uçamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki kokular. O anı yaşama hissi. İklime göre dönüşür. Ağaçlara sormak lazım.   Akmayınca kendini ifade edemiyorsun. Kafanı karıştıran isteksizliğin. Umursayan senin yargıcın. Hissetmedikçe düşünmüyorsun. Üzülen senin çelişkin. Az şey isteyen bir doyumsuzsun sen.   Uyumak iyidir. İyileştirir. Uyuyamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki inişler. O her şey yolunda hissi. Bir anda değişir. Çıkışlara sormak lazım.        

İtin rüyası

Yok olsam Sadece ben Klişe varlığım yokoluşa teslim olsa Hiç olma rüyası, yine yeniden her gün. Amaçsız döngümüzde kahkahaları gözyaşıyla ayıran tek bir gerçeklik bile yok. Dünyanın barındırdığı güzelliklere bu kadar uzak, ama dünyevi güzelliklere bu kadar ve yakın olmanın acısı içindeyim. Yaşamın ne olduğunu bilip itaat edemeyenlerdenim. Yırtmaya çalıştığım koza kendi varlığım olmuş. Yaşadığım her anın aksini de yaşadım. Sadece anlardan ibaret karaktersiz etler miyiz biz. Tutarlılık ve denge zamanın neresine sıkışmış ve insanları birbirilerinden ne ayırıyor acaba? Kendi hayatıma dair neyi değiştirebilirim ki? Çünkü ben bir çok şeyi aşk ile istemiş; ama hep arkasından bakakalmış biriyim. Duygusal tırmanışlarımda kimsenin sıcak omzu saklı değil; çünkü hep en derinimdeki duyguyu çağırdım. Oysa ki ben de artık kurtulma planları bile yapamayan gerçekaltı bir insanım. Hiç nefes almadan inandım ve kaybettim. Aşkla sevdiğim, zaman kapanı olmaksızın sadece gerçek olsun istediğim...

Beni ya sevmeli ya öldürmeli

O değil değil mi? İnsan olmak o değil, her gün bir çok yerde verdiğin karara göre. Bu değil. Denk gelemiyorsun ya dünyadaki adaletsizlik ile. Sen ve etrafın başka çünkü. Ne kadar anlamsız değil mi? Bir kere en başta, bütün olayımız farklı. Bütün genetiğimiz, bütün geçmişimiz, bütün aldığımız, alabildiğimiz, tuttuğumuz, bıraktığımız, sindirdiğimiz, önemsediğimiz. Yan yanayken baktığımız aynı noktayı gördüğümüz açı bile farklı. Basit cümlelerle söylüyorum. Derin bile değil, net. Ben bazı insanlara tahammül edemiyorum. sen bazı insanlara tahammül edemiyorsun, hepimiz sevmiyoruz bize göre bir şeyler. hepimizin orta yolu bulunup genel kurallar koyulmuş. Ne oluyor biliyo musun? İnsanlar denk gelmiyor diyorlar. İnsanlar denk gelemezler. Tek yapabildikleri sanmak ve inanmak. İyi yaptıkları tek şey sevmek. Nefret insanların en büyük kendini bilmemesi diye düşünüyorum. En net dağılışıdır insanın öfkeye tutulmak. Hırslandıkça kötüleşiyoru...