Ana içeriğe atla

teninle tanışmanın zamanı

Neye inanıyorsun dedin. "Aşk" dedim. Bunu da bana öğretilenlerden sandın. Senin sanrıların dağıldıkça görüyordun benim inandığım şeyi.
Vakti gelmişti, tüm çözümsüzlüklerde biz çözüldüysek o zaman büyü buydu. Anlam yüklemekten kaçarken kendimi ortasında bulmuştum her şeyin.Yine açmıştım kendimi bir büyü bhanesi bulup, oysaki her yabancı gibi,insanlıgım fazla geldi dengemiz bozuldu. onsevismemiz uzadı yine toplumla, bana yine hazır degil.işte tam da bu yüzden ateste caydanlık camda yagmura gitmek istiyorum. kacmak degil, sorularım hiç bitmeyecek sadece oldugum seyi saklayamadıgım çok açık. Yaptığın her şeyi sevmek tutarsızlığı içinde kendini pek sevmemek sınırında hem de yokolma istegiyle nefes aldım.
Degistirmekte ya da kabul etmekte degildi ki hesabım.farklı öğretilerle aynı yola çıkar iyi insanlar. İyiliği bile sorgulamadım,saygı duydum. Kendin dışında sorguladığın her insanla kaçırırsın ayrıntıları,korktum.
İki çeşit insan vardır hayatta. kimileri tüm hayatını bina gibi inşa ederler,bitti sandıkları gün birden etraflarını saran betonlarda bogulurlar. bir de tarla işçileri vardır, bir omur toprakla ugrasıp 2 cuval mahsulu yetirmeye calısırlar. işte ben tam o tarlada bir omur acık hava keyfi yapacak tarla faresiyim.
Biten her enerji, her kayboldugun gece bir adım geriletirken seni, idealize etme derim kendini. her yaptıgını anlamlandırırken anlamsız biri oluverirsin kendinden çook uzak tıpkı bir zamanlar ben gibi. ya da her zaman ki ben gibi.

Yorumlar

  1. sandık mı sanrı mı o konuyu bi açıklığa kavuşturalım.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şarkımın Sözleri

Yükselsek keşke, yerden bir santim yükselsek yeter. Eksildik. Uzansak şöyle, hiçbir şey de sırtlanmamıştık oysa. Yorulduk.   Bazen uçmak iyidir. Hafifletir. Uçamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki kokular. O anı yaşama hissi. İklime göre dönüşür. Ağaçlara sormak lazım.   Akmayınca kendini ifade edemiyorsun. Kafanı karıştıran isteksizliğin. Umursayan senin yargıcın. Hissetmedikçe düşünmüyorsun. Üzülen senin çelişkin. Az şey isteyen bir doyumsuzsun sen.   Uyumak iyidir. İyileştirir. Uyuyamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki inişler. O her şey yolunda hissi. Bir anda değişir. Çıkışlara sormak lazım.        

Benim de bir planım var

“onun aradığı şey, benzersiz bir tecrübenin sonunda benzersiz bir varlık olmaktı.” Belli ki onu diğerleriyle aynı gruba düşürmeyen buydu. Hani düzen de güzel de, yetersiz. Bazıları doymayan bir merakla geliyor dünyaya. Çok mu zor? Güzel bi iş, güzel bi eş gibi toplumsal gereklilikleri yerine getirmek. Evet bazılarına zor. Yetinemeyenler. Maddede aramazlar ki onlar hiçbirşeyi. Anlarda ararlar. Anların peşine düşüp yarınları hep boşverirler. Yarını yarınlar düşünsüncülerden halliceler onlar. Baktılar olmuyor, baktılar beden eskiyor. Biz tutunamadık derler. Ödül mü var ki sonunda? Hayır. Kendimize yaptığımız yakıştırmalar bedava neyseki dünyada. Yoksa her “ben” ile başlayıp “-ımdır” ile biten cümleden para kesilseydi, iyi para birikirdi. Bize o parayı verseler, biz gezerdik. Dalgayla dumanla geçirilen bir ömrün anarşist yaratıcılığında, işte oralarda biryerlerde maddeyi de bulurduk, manayı da. O kadar da zor olmasa gerek. çok sevdiğim bu dünyanın bütün halkları; hadi birleşelim. Ve he...