Ana içeriğe atla

Dalgalı Baff

Açgözlülüğüm sadece bir ine bakınca köreliyordu. Olduğum şey öyle vahşiydi ki beni aşk dizginleyebilirdi. Bana rağmen beni ele geçiren.

Hep yarına dair büyük umutlar büyük hisler vardı içimde.

Yarın yok, umut yok. Umut hayatın kendisi, fazlası değil.

Aşk açgözlülüğün afyonuydu. Şimdi bu kadarını bilerek nasıl yenilenebilinir?

İlerlemek değildi amacım, ne varsa yaşatacak bir ben ve aşk.

Göz ardı edilen ise el alışkanlıkları ve zamandı. Zamanlarım tutmadıkça daha da açgözlülük bürüdü gözümü. Mutlu olmak için hiç durmadan kahkaha istedim, arsızlaştım.

Oysaki aşk hep tek olmuştu benim için. Hep O vardı. Ben ise ilahi köle.

Sonuna daha yaklaşmamışken, en zoruna ulaştım. Denge şarttı kendimden sorumlu olmak için ve gözlerimi kapatabileceğim hiç bir yerim yoktu.

Eski hevesler hatırlatıyor kendini. Geçmiş etkisiz, gelecek bağımsız.

Başa dönmüş değilim; başı neresiydi bilmiyorum. Zamana dair ise başlangıçlar işlevsiz.

Aşkı anlarda arıyorum; fakat bu uçuculuk neden. Aşkın içinde erimemiş her şey tüketim zorbalığı benim için.

Öyle başa dönemedim ki, özleyemedim. Hiç.

Yorumlar

  1. Yalniz biz baffi kullanmadik hic. Uyandiriyim.
    Bazi seyler hatirlanmiyomus, bellekte yeniden olusturulurmus bazi anilar. O yuzden gecmis degil anilar, anlar. Intimacy

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şarkımın Sözleri

Yükselsek keşke, yerden bir santim yükselsek yeter. Eksildik. Uzansak şöyle, hiçbir şey de sırtlanmamıştık oysa. Yorulduk.   Bazen uçmak iyidir. Hafifletir. Uçamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki kokular. O anı yaşama hissi. İklime göre dönüşür. Ağaçlara sormak lazım.   Akmayınca kendini ifade edemiyorsun. Kafanı karıştıran isteksizliğin. Umursayan senin yargıcın. Hissetmedikçe düşünmüyorsun. Üzülen senin çelişkin. Az şey isteyen bir doyumsuzsun sen.   Uyumak iyidir. İyileştirir. Uyuyamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki inişler. O her şey yolunda hissi. Bir anda değişir. Çıkışlara sormak lazım.        

İtin rüyası

Yok olsam Sadece ben Klişe varlığım yokoluşa teslim olsa Hiç olma rüyası, yine yeniden her gün. Amaçsız döngümüzde kahkahaları gözyaşıyla ayıran tek bir gerçeklik bile yok. Dünyanın barındırdığı güzelliklere bu kadar uzak, ama dünyevi güzelliklere bu kadar ve yakın olmanın acısı içindeyim. Yaşamın ne olduğunu bilip itaat edemeyenlerdenim. Yırtmaya çalıştığım koza kendi varlığım olmuş. Yaşadığım her anın aksini de yaşadım. Sadece anlardan ibaret karaktersiz etler miyiz biz. Tutarlılık ve denge zamanın neresine sıkışmış ve insanları birbirilerinden ne ayırıyor acaba? Kendi hayatıma dair neyi değiştirebilirim ki? Çünkü ben bir çok şeyi aşk ile istemiş; ama hep arkasından bakakalmış biriyim. Duygusal tırmanışlarımda kimsenin sıcak omzu saklı değil; çünkü hep en derinimdeki duyguyu çağırdım. Oysa ki ben de artık kurtulma planları bile yapamayan gerçekaltı bir insanım. Hiç nefes almadan inandım ve kaybettim. Aşkla sevdiğim, zaman kapanı olmaksızın sadece gerçek olsun istediğim...

Beni ya sevmeli ya öldürmeli

O değil değil mi? İnsan olmak o değil, her gün bir çok yerde verdiğin karara göre. Bu değil. Denk gelemiyorsun ya dünyadaki adaletsizlik ile. Sen ve etrafın başka çünkü. Ne kadar anlamsız değil mi? Bir kere en başta, bütün olayımız farklı. Bütün genetiğimiz, bütün geçmişimiz, bütün aldığımız, alabildiğimiz, tuttuğumuz, bıraktığımız, sindirdiğimiz, önemsediğimiz. Yan yanayken baktığımız aynı noktayı gördüğümüz açı bile farklı. Basit cümlelerle söylüyorum. Derin bile değil, net. Ben bazı insanlara tahammül edemiyorum. sen bazı insanlara tahammül edemiyorsun, hepimiz sevmiyoruz bize göre bir şeyler. hepimizin orta yolu bulunup genel kurallar koyulmuş. Ne oluyor biliyo musun? İnsanlar denk gelmiyor diyorlar. İnsanlar denk gelemezler. Tek yapabildikleri sanmak ve inanmak. İyi yaptıkları tek şey sevmek. Nefret insanların en büyük kendini bilmemesi diye düşünüyorum. En net dağılışıdır insanın öfkeye tutulmak. Hırslandıkça kötüleşiyoru...