Ana içeriğe atla

Ben bir büyücüyüm ve düşlere inanırım


Rüyamda bebek Ayşe'ydim.Koşuyordum ama bebek adımıyla o kadar koşmak olur mu? Olmuş. Sonra düştüm taşların üstüne.Dizimde hayat boyu kalacak bir iz kaldı,kanımın rengini ilk o zaman gördüm,sevdim.
Derin uykuda değilim, yaşamak benim afyonum. Her türlü mekansal sapmaya müsait bünyem.İşte bu yüzden bir yabancı istedim dün gece hayalimde. En küçük zaman diliminden sonra yabancı olmaz kimse benim için; küçük eller büyük kalp hikayesi benim ki.Sevebilirim herkesi, bazen de hiç kimseyi.
Kendime anlatırken heyecanlandığım her şey büyüdür benim için. O büyü aşık etti beni hayata. Efsunlu bir yabancı. Uçurumu benden çok farklı biri;ama çoktan atmış olsun kendini. O da emin olsun ki kolay kolay ölünmez eğer ip cambazıysan pamuk ipliğinde.

Yorumlar

  1. küçük ayşem
    en tatlı keşkem

    YanıtlaSil
  2. yalnız bu yazıda gözler bülent babuşşu arıyor...

    YanıtlaSil
  3. Babuş içimizde kanka,sallanıyor

    YanıtlaSil
  4. misal ben yazılarımda mutlaka bi dayı atıyorum. dayı da benim afyonum. afyonlarım ondan sorulur. iphoneum timotiden.

    YanıtlaSil
  5. angaranın çakalı dayının bir yerde muadilidir.ama dayıyı dayı yapan bıyıktır.bıyıksız dayılarda vardır ama enteldirler,organik dayı.

    YanıtlaSil
  6. organik dayı nasıl oluyor? dalından taze koparılmış dayıya fabuloso sıkınca organikliği kaçar mı? bu gibi meraklarım var hayata dair.

    ama biyandan muadili olmayan şeyler listesi yapıyorum, birinci sırayı hasatların en balabanına verdim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şarkımın Sözleri

Yükselsek keşke, yerden bir santim yükselsek yeter. Eksildik. Uzansak şöyle, hiçbir şey de sırtlanmamıştık oysa. Yorulduk.   Bazen uçmak iyidir. Hafifletir. Uçamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki kokular. O anı yaşama hissi. İklime göre dönüşür. Ağaçlara sormak lazım.   Akmayınca kendini ifade edemiyorsun. Kafanı karıştıran isteksizliğin. Umursayan senin yargıcın. Hissetmedikçe düşünmüyorsun. Üzülen senin çelişkin. Az şey isteyen bir doyumsuzsun sen.   Uyumak iyidir. İyileştirir. Uyuyamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki inişler. O her şey yolunda hissi. Bir anda değişir. Çıkışlara sormak lazım.        

İtin rüyası

Yok olsam Sadece ben Klişe varlığım yokoluşa teslim olsa Hiç olma rüyası, yine yeniden her gün. Amaçsız döngümüzde kahkahaları gözyaşıyla ayıran tek bir gerçeklik bile yok. Dünyanın barındırdığı güzelliklere bu kadar uzak, ama dünyevi güzelliklere bu kadar ve yakın olmanın acısı içindeyim. Yaşamın ne olduğunu bilip itaat edemeyenlerdenim. Yırtmaya çalıştığım koza kendi varlığım olmuş. Yaşadığım her anın aksini de yaşadım. Sadece anlardan ibaret karaktersiz etler miyiz biz. Tutarlılık ve denge zamanın neresine sıkışmış ve insanları birbirilerinden ne ayırıyor acaba? Kendi hayatıma dair neyi değiştirebilirim ki? Çünkü ben bir çok şeyi aşk ile istemiş; ama hep arkasından bakakalmış biriyim. Duygusal tırmanışlarımda kimsenin sıcak omzu saklı değil; çünkü hep en derinimdeki duyguyu çağırdım. Oysa ki ben de artık kurtulma planları bile yapamayan gerçekaltı bir insanım. Hiç nefes almadan inandım ve kaybettim. Aşkla sevdiğim, zaman kapanı olmaksızın sadece gerçek olsun istediğim...

Beni ya sevmeli ya öldürmeli

O değil değil mi? İnsan olmak o değil, her gün bir çok yerde verdiğin karara göre. Bu değil. Denk gelemiyorsun ya dünyadaki adaletsizlik ile. Sen ve etrafın başka çünkü. Ne kadar anlamsız değil mi? Bir kere en başta, bütün olayımız farklı. Bütün genetiğimiz, bütün geçmişimiz, bütün aldığımız, alabildiğimiz, tuttuğumuz, bıraktığımız, sindirdiğimiz, önemsediğimiz. Yan yanayken baktığımız aynı noktayı gördüğümüz açı bile farklı. Basit cümlelerle söylüyorum. Derin bile değil, net. Ben bazı insanlara tahammül edemiyorum. sen bazı insanlara tahammül edemiyorsun, hepimiz sevmiyoruz bize göre bir şeyler. hepimizin orta yolu bulunup genel kurallar koyulmuş. Ne oluyor biliyo musun? İnsanlar denk gelmiyor diyorlar. İnsanlar denk gelemezler. Tek yapabildikleri sanmak ve inanmak. İyi yaptıkları tek şey sevmek. Nefret insanların en büyük kendini bilmemesi diye düşünüyorum. En net dağılışıdır insanın öfkeye tutulmak. Hırslandıkça kötüleşiyoru...