Ana içeriğe atla

Kum Gelini

Kum gelini olmak istiyorum. yukarıdaki gibi. ama daha boduru ve hafif yanlara doğrusu. Sevdiğim adam ile kumların sıcaklığında, çıplak ayaklarımla beyaz bir buket çiçek ile gerçeğe ve sadeliğe evet demek istiyorum. çiçekleri kendi ellerimizle toplayalım ama. Günbatımında doğanın sesi müziğimiz olsun istiyorum. deniz kabuklarına kulağımızı dayayalım. Evet, itiraf ediyorum bunu istiyorum. Ayaklarım yere basmasın, kime ne? Kumların bittiği yerde, ahşap bir evim olsun istiyorum. günlerin bittiği yerde de geceler başlasın istiyordum ama o zaten oluyormuş dediler. olsun kafiye oldu böyle.


Deniz kumu...Kum kokusu. kuku kokusu. apıs arası.sik kokusu. Sevgilim. atos, portos, aramis ve dartanyan. Kumların başladığı yerde şehrin tüm sorunları kaçışsın istiyorum. Yasak bölge olsun orası, ikimizin bölgesi. kapıya kuru kafa asak. Orada göğsüne başımı yaslayayım, kokunu içime çekeyim, okşayayım. daireler çizerek göğsünü seveyim. çünkü öyle olunca bi erkek etkileniyo her türlü. biliyorum ben. Tarifsiz yalnızlık oralara uğramasın, biz olduğumuzda kimseler kumlara dokunamasın. dokunma sevdiklerime, dokunma gelinime.tutmayın küçük enişteyi.

Keşfedelim.

Bilinmeyen yerlerde, bizim gibi olanları bulalım. egosal atalım. birbirimize tatlım diyelim. öylesine gerçek. yuvarlak masaya oturalım. Tarihlerini araştıralım, yasak yolculuklara çıkalım seninle. Sonrasında kum kokulu, kuku kokulu evimize dönelim, deniz kabukları ile kaplı kapımızı şehre kapatalım. klişe atalım. Bırak şehir bizim keşfimiz olsun. Asırlık yalnızlığın hüküm sürdüğü o şehirlere sadece keşfetmek için gidelim. oralarda kısırlık bulgur ayıklayalım.

O kumlarda, denizin kokusu teninin kokusu ile karışmış, her yer pispis kokuyorken, dudaklarının sıcağı gözlerinin derinliği ile bütünleşmiş, bu hayale bir adım atalım istiyorum. içim bi hoş oldu. Bugün bunu istiyorum, yağmurlu, serin, hüzünlü bir Temmuz sabahında...İstanbul'da...

yazının biyerinde kalabalıklar içinde yalnız olduğumuzu söyleyecektim. unutmuşum. İstanbul'dan 6 paket gufi gelecek.

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şarkımın Sözleri

Yükselsek keşke, yerden bir santim yükselsek yeter. Eksildik. Uzansak şöyle, hiçbir şey de sırtlanmamıştık oysa. Yorulduk.   Bazen uçmak iyidir. Hafifletir. Uçamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki kokular. O anı yaşama hissi. İklime göre dönüşür. Ağaçlara sormak lazım.   Akmayınca kendini ifade edemiyorsun. Kafanı karıştıran isteksizliğin. Umursayan senin yargıcın. Hissetmedikçe düşünmüyorsun. Üzülen senin çelişkin. Az şey isteyen bir doyumsuzsun sen.   Uyumak iyidir. İyileştirir. Uyuyamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki inişler. O her şey yolunda hissi. Bir anda değişir. Çıkışlara sormak lazım.        

İtin rüyası

Yok olsam Sadece ben Klişe varlığım yokoluşa teslim olsa Hiç olma rüyası, yine yeniden her gün. Amaçsız döngümüzde kahkahaları gözyaşıyla ayıran tek bir gerçeklik bile yok. Dünyanın barındırdığı güzelliklere bu kadar uzak, ama dünyevi güzelliklere bu kadar ve yakın olmanın acısı içindeyim. Yaşamın ne olduğunu bilip itaat edemeyenlerdenim. Yırtmaya çalıştığım koza kendi varlığım olmuş. Yaşadığım her anın aksini de yaşadım. Sadece anlardan ibaret karaktersiz etler miyiz biz. Tutarlılık ve denge zamanın neresine sıkışmış ve insanları birbirilerinden ne ayırıyor acaba? Kendi hayatıma dair neyi değiştirebilirim ki? Çünkü ben bir çok şeyi aşk ile istemiş; ama hep arkasından bakakalmış biriyim. Duygusal tırmanışlarımda kimsenin sıcak omzu saklı değil; çünkü hep en derinimdeki duyguyu çağırdım. Oysa ki ben de artık kurtulma planları bile yapamayan gerçekaltı bir insanım. Hiç nefes almadan inandım ve kaybettim. Aşkla sevdiğim, zaman kapanı olmaksızın sadece gerçek olsun istediğim...

Beni ya sevmeli ya öldürmeli

O değil değil mi? İnsan olmak o değil, her gün bir çok yerde verdiğin karara göre. Bu değil. Denk gelemiyorsun ya dünyadaki adaletsizlik ile. Sen ve etrafın başka çünkü. Ne kadar anlamsız değil mi? Bir kere en başta, bütün olayımız farklı. Bütün genetiğimiz, bütün geçmişimiz, bütün aldığımız, alabildiğimiz, tuttuğumuz, bıraktığımız, sindirdiğimiz, önemsediğimiz. Yan yanayken baktığımız aynı noktayı gördüğümüz açı bile farklı. Basit cümlelerle söylüyorum. Derin bile değil, net. Ben bazı insanlara tahammül edemiyorum. sen bazı insanlara tahammül edemiyorsun, hepimiz sevmiyoruz bize göre bir şeyler. hepimizin orta yolu bulunup genel kurallar koyulmuş. Ne oluyor biliyo musun? İnsanlar denk gelmiyor diyorlar. İnsanlar denk gelemezler. Tek yapabildikleri sanmak ve inanmak. İyi yaptıkları tek şey sevmek. Nefret insanların en büyük kendini bilmemesi diye düşünüyorum. En net dağılışıdır insanın öfkeye tutulmak. Hırslandıkça kötüleşiyoru...