Ana içeriğe atla

BİR HEDONİST PORTRESİ


5 gün boyunca birlikte yaşama fırsatı bulduğum bir hedonistten nacizane bazı çıkarımlar yaptım.

Birincisi, "Her arzunu tatmin et, her zevki tat " ilkesini benimserler. Bunu engelleyen şeyler onların düşmanıdır.

İkincisi, "En kutsal değer senin çıkarındır" diye düşünürler. Bir hedonistin kendi çıkarı için feda edemeyeceği değer yoktur.

Üçüncü özellikleri, çalışmayı sevmemeleridir. İş ve çalışma, zamandan ve keyiften alıp götüren şeylerdir. Bunun için, tembellik ve zor şeylerden kaçma, bu kişilerin özelliklerindendir.

Dördüncü özellikleri ise, en ziyade nefret ettikleri şeylerin kurallar, yasaklar ve sınırlar olmasıdır. Canlarını sıkacak şeyleri düşünmemek için en büyük silahları ise alkol ve keyif verici maddelerdir.

Beşincisi, aileyi cinsellik boyutuna indirgerler. Erkek yasak zevklerin aracıdır. Aile için sorumluluklar, çocuk sahibi olmak bir hedonistin rahatını kaçırır. Bunun için evlenmekten kaçınırlar.

Altıncı özellikleri ise, son derece ‘ben-merkezci’ olmalarıdır. Narsisttirler; sadece kendilerini ve kendilerine benzeyenleri ( bu şanslı azınlıktanım) severler. Kendilerini özel ve önemli görürler.

Yine de seviyorum kerataları..

Yorumlar

  1. bence mütiş insanlarmış. pleasant items. olur bence o iş.

    YanıtlaSil
  2. aynı zamanda ne pis insanlar lan. ayağı kesss.

    YanıtlaSil
  3. pis ve güzel
    kral olmasalar ne işim olur, ki sokakta insanlar bagırıodu KRALSINIZ diye..o derece

    YanıtlaSil
  4. teşvikiyenin sadece 1 kralı vaarr başkaaan. çaaat(elektrik kutusuna vurma efekti) gubirr(kuş efekti ama olmayadabilir)

    YanıtlaSil
  5. ayaklarım çok yaraksız babet giyemiyi

    YanıtlaSil
  6. sefa pezevenkleri değil dimi bu?

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şarkımın Sözleri

Yükselsek keşke, yerden bir santim yükselsek yeter. Eksildik. Uzansak şöyle, hiçbir şey de sırtlanmamıştık oysa. Yorulduk.   Bazen uçmak iyidir. Hafifletir. Uçamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki kokular. O anı yaşama hissi. İklime göre dönüşür. Ağaçlara sormak lazım.   Akmayınca kendini ifade edemiyorsun. Kafanı karıştıran isteksizliğin. Umursayan senin yargıcın. Hissetmedikçe düşünmüyorsun. Üzülen senin çelişkin. Az şey isteyen bir doyumsuzsun sen.   Uyumak iyidir. İyileştirir. Uyuyamıyorsan yürümek iyi gelir. Sokaklardaki inişler. O her şey yolunda hissi. Bir anda değişir. Çıkışlara sormak lazım.        

İtin rüyası

Yok olsam Sadece ben Klişe varlığım yokoluşa teslim olsa Hiç olma rüyası, yine yeniden her gün. Amaçsız döngümüzde kahkahaları gözyaşıyla ayıran tek bir gerçeklik bile yok. Dünyanın barındırdığı güzelliklere bu kadar uzak, ama dünyevi güzelliklere bu kadar ve yakın olmanın acısı içindeyim. Yaşamın ne olduğunu bilip itaat edemeyenlerdenim. Yırtmaya çalıştığım koza kendi varlığım olmuş. Yaşadığım her anın aksini de yaşadım. Sadece anlardan ibaret karaktersiz etler miyiz biz. Tutarlılık ve denge zamanın neresine sıkışmış ve insanları birbirilerinden ne ayırıyor acaba? Kendi hayatıma dair neyi değiştirebilirim ki? Çünkü ben bir çok şeyi aşk ile istemiş; ama hep arkasından bakakalmış biriyim. Duygusal tırmanışlarımda kimsenin sıcak omzu saklı değil; çünkü hep en derinimdeki duyguyu çağırdım. Oysa ki ben de artık kurtulma planları bile yapamayan gerçekaltı bir insanım. Hiç nefes almadan inandım ve kaybettim. Aşkla sevdiğim, zaman kapanı olmaksızın sadece gerçek olsun istediğim...

Beni ya sevmeli ya öldürmeli

O değil değil mi? İnsan olmak o değil, her gün bir çok yerde verdiğin karara göre. Bu değil. Denk gelemiyorsun ya dünyadaki adaletsizlik ile. Sen ve etrafın başka çünkü. Ne kadar anlamsız değil mi? Bir kere en başta, bütün olayımız farklı. Bütün genetiğimiz, bütün geçmişimiz, bütün aldığımız, alabildiğimiz, tuttuğumuz, bıraktığımız, sindirdiğimiz, önemsediğimiz. Yan yanayken baktığımız aynı noktayı gördüğümüz açı bile farklı. Basit cümlelerle söylüyorum. Derin bile değil, net. Ben bazı insanlara tahammül edemiyorum. sen bazı insanlara tahammül edemiyorsun, hepimiz sevmiyoruz bize göre bir şeyler. hepimizin orta yolu bulunup genel kurallar koyulmuş. Ne oluyor biliyo musun? İnsanlar denk gelmiyor diyorlar. İnsanlar denk gelemezler. Tek yapabildikleri sanmak ve inanmak. İyi yaptıkları tek şey sevmek. Nefret insanların en büyük kendini bilmemesi diye düşünüyorum. En net dağılışıdır insanın öfkeye tutulmak. Hırslandıkça kötüleşiyoru...