Ana içeriğe atla

hepimize, tek tek

Başkalarının önceden düşündüklerini düşünmek neden garip olsun ki? Aynı cevabı bulsan bile kendin bulursun. Yoksa sen zaman doldurmuyor musun?

Fikirden fikire atlıyorsan sürekli, o an inanıyorsan hepsine gerçekten ve ezberlerini bozduruyorsan en az yılda bir, utanma çocukluğundan. Kabul et gitsin. Eminim ki canın sıkılıyordur.

Zaman bir güven verir bir korkutur seni, tıpkı aynalar gibi. Yavaş yavaş. Bazen de hızlı. Kafalar gibi. Çok tuhaf ama bu hormonlar. Sen de bil, bil ki bilsen bile bir bok bilmeyesin.

İnişler, çıkışlar. Farklı algılayışlar. Bazen bir keyif, bazense dayatma gibi. Zamanın kendisi.

Oralarda biyerde başlar. Sürekli gergin insanlar.. korkularla yüzleşilir. Bir bir. Sonra o korkular geri gelir. Ama ertesi gün tekrar keşfedersin. Yalnız olmadığını. Büyük bir rahatlama hissedersin. Önemli olan bu dersin. Biriktirmek.

Ama direniyorsan saçma sapan ezberlerine. Yalan bildiklerinle dönüyorsan hem onlara, hem kendine ve bunu bilip reddediyorsan içten içe. Korkma. Bişey olmaz heralde.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim de bir planım var

“onun aradığı şey, benzersiz bir tecrübenin sonunda benzersiz bir varlık olmaktı.” Belli ki onu diğerleriyle aynı gruba düşürmeyen buydu. Hani düzen de güzel de, yetersiz. Bazıları doymayan bir merakla geliyor dünyaya. Çok mu zor? Güzel bi iş, güzel bi eş gibi toplumsal gereklilikleri yerine getirmek. Evet bazılarına zor. Yetinemeyenler. Maddede aramazlar ki onlar hiçbirşeyi. Anlarda ararlar. Anların peşine düşüp yarınları hep boşverirler. Yarını yarınlar düşünsüncülerden halliceler onlar. Baktılar olmuyor, baktılar beden eskiyor. Biz tutunamadık derler. Ödül mü var ki sonunda? Hayır. Kendimize yaptığımız yakıştırmalar bedava neyseki dünyada. Yoksa her “ben” ile başlayıp “-ımdır” ile biten cümleden para kesilseydi, iyi para birikirdi. Bize o parayı verseler, biz gezerdik. Dalgayla dumanla geçirilen bir ömrün anarşist yaratıcılığında, işte oralarda biryerlerde maddeyi de bulurduk, manayı da. O kadar da zor olmasa gerek. çok sevdiğim bu dünyanın bütün halkları; hadi birleşelim. Ve he...

Bu yazıda foklardan bahsediyorum

Batıda biyerlerde buldum ben kendimi. Güneyde ise muadilimi. Tam da aramadığımı fark ettiğim zamanda. Ve bütün o hırslardan uzakta. Sakin bir huzurla. O yüzden de düşündüm ben seni, gün dündü ve vakit geceydi. aylardan yağmur, mevsimlerden bulut, geçen yıllardan yalnızca biriydi. O kadar olmuş işte. Oralarda bir yerlerde kaybettin sen kendini. Mutsuzluğun bundandır. Dünyaya ve onun adaletsizliğine yüklenme boşuna. Tercihlerinin arifesinde bıraktın sen bir parçanı. Hiç bizaman eskisi gibi olamamacasına. Tıpkı herkes gibi ama biraz farklı da. Aynılaşma ve denge çabasıyla özünden uzaklaştıkça. Bütün onayları dünyaya bıraktıkça. Görünen hayatlar ise bildiğin safsata. Ama sen umudunu yine de kırma. gerçeklerin hep yanında. hergün baktığın aynada.