Ana içeriğe atla

Aseton

Oturdum düşlüyorum yine, herkeste geçici ama unutulmayacak bir iz bırakabilmeyi. En çok kendim için istiyorum bunu. Uçmadan önce sevdigim şeylere dokunup asetona dönüşmek. Neyle yaşarsınız diye sordum kendime "aşk" dedi. bilir misin? ben de.. ama senin gibi değil.
Tam istediğim gibi değil, bilmediğim gibi olmasını hayal ettim ben. O yüzden hep kendimi sevmek ile nefret etmek arasında gidip geliyorum. Onu da seviyorum.
güneşle uyandığım o güzel sabahları hatırladım. sen gülümseyerek uyanır mıydın? o kadar mutlu uyudun mu hiç? ben uyudum çünkü kişiler küçüldükçe duygular büyüdü.kendi içimde savrulmayı öğrendim. o yüzdendir ki kimse beni savrulurken içine almıyor, alamıyor.
o yüzden açık açık söylüyorum. Katılımcı aranıyor, ziyaretçi değil.
yaşamaya açtım gözlerimi, kaçırırım diye korkudan kırpamıyorum. şeritleri yutmak varken bana uyuşmaktan bahsediyorsun. bir türlü öğrenemedin, ben yaşamayacaksam hayal kurmam. hayal kurmayacaksam uyuşmam. çünkü yaşam benim ruhum, zaman öldürmekse kapitalizm. bilmem anlatabildim mi? Her anlatmaya çalıştığımda eksiliyorsa benden siktiret anlama,bundan da eksik kal.

Yorumlar

  1. dün dedim dayı dedim ne içiyosun gündüz gündüz elde bira.
    nabalım dedi gardaşım dedi hayat bana hep gündüz, gece biraz.
    eyvallahlarımı attım ceplere,
    baktım bomboşmuş ceplerim doldurmuşum gubirle
    dediğime bakma gubir biraz sevgi bana, aşk bana
    ve senin sevdiğin gibi düşlerden başka
    hiçbişey kalmasa da olur orda

    YanıtlaSil
  2. mütiş süper fiber optik bir yazı.
    tu tambs ap

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim de bir planım var

“onun aradığı şey, benzersiz bir tecrübenin sonunda benzersiz bir varlık olmaktı.” Belli ki onu diğerleriyle aynı gruba düşürmeyen buydu. Hani düzen de güzel de, yetersiz. Bazıları doymayan bir merakla geliyor dünyaya. Çok mu zor? Güzel bi iş, güzel bi eş gibi toplumsal gereklilikleri yerine getirmek. Evet bazılarına zor. Yetinemeyenler. Maddede aramazlar ki onlar hiçbirşeyi. Anlarda ararlar. Anların peşine düşüp yarınları hep boşverirler. Yarını yarınlar düşünsüncülerden halliceler onlar. Baktılar olmuyor, baktılar beden eskiyor. Biz tutunamadık derler. Ödül mü var ki sonunda? Hayır. Kendimize yaptığımız yakıştırmalar bedava neyseki dünyada. Yoksa her “ben” ile başlayıp “-ımdır” ile biten cümleden para kesilseydi, iyi para birikirdi. Bize o parayı verseler, biz gezerdik. Dalgayla dumanla geçirilen bir ömrün anarşist yaratıcılığında, işte oralarda biryerlerde maddeyi de bulurduk, manayı da. O kadar da zor olmasa gerek. çok sevdiğim bu dünyanın bütün halkları; hadi birleşelim. Ve he...

Bu yazıda foklardan bahsediyorum

Batıda biyerlerde buldum ben kendimi. Güneyde ise muadilimi. Tam da aramadığımı fark ettiğim zamanda. Ve bütün o hırslardan uzakta. Sakin bir huzurla. O yüzden de düşündüm ben seni, gün dündü ve vakit geceydi. aylardan yağmur, mevsimlerden bulut, geçen yıllardan yalnızca biriydi. O kadar olmuş işte. Oralarda bir yerlerde kaybettin sen kendini. Mutsuzluğun bundandır. Dünyaya ve onun adaletsizliğine yüklenme boşuna. Tercihlerinin arifesinde bıraktın sen bir parçanı. Hiç bizaman eskisi gibi olamamacasına. Tıpkı herkes gibi ama biraz farklı da. Aynılaşma ve denge çabasıyla özünden uzaklaştıkça. Bütün onayları dünyaya bıraktıkça. Görünen hayatlar ise bildiğin safsata. Ama sen umudunu yine de kırma. gerçeklerin hep yanında. hergün baktığın aynada.