Ana içeriğe atla

Nedir onun adı?


İkili olan her şey saygı bitince bitiyor. Saygısız olanlar ise ya sahtekar ya mecburi oluyor. Belli de oluyor. Sevgi, aşk her şey saygı oldukça doluyor. Hem ne biçim güzel geliyor, hem de ne istiyorsun baktıkça. Mutsuz bile olsan saygı duyduğun bir aşkın içinden çıkamıyorsun, fazla bile olsa saygı duymadığın kişi sana eksik geliyor.

Tüm çoğullukların temelinde çıkar var. Bunu olumlu görüyorum. Çıkar hangi gün kötü bir şey oldu? Salt kalp kırmanın ötesinde, dürüst ve nazik olmayanlar ve tabii ki yine kendini her şeyin en ötesi sananlar bu işi bozdu. Bir de adaletsiz dünya:) Denk gelememeler, belki de ömür boyu. Konuşamayacak kadar başka kafaya düştüğün bir yakınına ne kadar saygı duyabilirsin? Sana sebep olabildiği kadar. Yoksa sebebin hep başka. Anlayan saygı duyar mı? Sebebini bulamadığın için bütün bunlar. Çünkü sebebi yok.

Saygısı bitti.

Gözleri bir dünyaydı. Bakmadım en son hiç. Çünkü aslında anlamsızdı. Kimseye saygı duyamayacak kadar kendini maddeyle sınırlandırmıştı. Benim gibi ama farklı. Aynı olsak da olmazdı. Kardeş olmalıydık ancak. Yanakları da tatlıydı. Çünkü bambaşka tutkular vardı. Hep bir sigara arası özlediğimiz. Bugün yanımda. Yarınsız. Ama çok net. Çünkü saygı vardı. Yeni oluşan. Umut gibi. Ama gerçek. Bütün çıkarların sandığın kadar, düşünsene kötü sandığın zamanları. Çıkarcılığın en büyük olumsuzluğun olurdu. Sen gibi herkeste oraya odaklanırdı. Bütün pis çıkarcılığımı kafam güzelken fark ediyorum. Hiçbir şey istenmeyen dönemleri ayrı tutuyorum.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim de bir planım var

“onun aradığı şey, benzersiz bir tecrübenin sonunda benzersiz bir varlık olmaktı.” Belli ki onu diğerleriyle aynı gruba düşürmeyen buydu. Hani düzen de güzel de, yetersiz. Bazıları doymayan bir merakla geliyor dünyaya. Çok mu zor? Güzel bi iş, güzel bi eş gibi toplumsal gereklilikleri yerine getirmek. Evet bazılarına zor. Yetinemeyenler. Maddede aramazlar ki onlar hiçbirşeyi. Anlarda ararlar. Anların peşine düşüp yarınları hep boşverirler. Yarını yarınlar düşünsüncülerden halliceler onlar. Baktılar olmuyor, baktılar beden eskiyor. Biz tutunamadık derler. Ödül mü var ki sonunda? Hayır. Kendimize yaptığımız yakıştırmalar bedava neyseki dünyada. Yoksa her “ben” ile başlayıp “-ımdır” ile biten cümleden para kesilseydi, iyi para birikirdi. Bize o parayı verseler, biz gezerdik. Dalgayla dumanla geçirilen bir ömrün anarşist yaratıcılığında, işte oralarda biryerlerde maddeyi de bulurduk, manayı da. O kadar da zor olmasa gerek. çok sevdiğim bu dünyanın bütün halkları; hadi birleşelim. Ve he...

Bu yazıda foklardan bahsediyorum

Batıda biyerlerde buldum ben kendimi. Güneyde ise muadilimi. Tam da aramadığımı fark ettiğim zamanda. Ve bütün o hırslardan uzakta. Sakin bir huzurla. O yüzden de düşündüm ben seni, gün dündü ve vakit geceydi. aylardan yağmur, mevsimlerden bulut, geçen yıllardan yalnızca biriydi. O kadar olmuş işte. Oralarda bir yerlerde kaybettin sen kendini. Mutsuzluğun bundandır. Dünyaya ve onun adaletsizliğine yüklenme boşuna. Tercihlerinin arifesinde bıraktın sen bir parçanı. Hiç bizaman eskisi gibi olamamacasına. Tıpkı herkes gibi ama biraz farklı da. Aynılaşma ve denge çabasıyla özünden uzaklaştıkça. Bütün onayları dünyaya bıraktıkça. Görünen hayatlar ise bildiğin safsata. Ama sen umudunu yine de kırma. gerçeklerin hep yanında. hergün baktığın aynada.